|
Tweet |
DÜŞÜK GELİRLİ EMEKLİLER ÖNCELİKLİ OLMALI
Her emeklinin ekonomik şartlarının aynı olmadığını belirten Dilbaz, sosyal desteklerin özellikle tek geliri emekli aylığı olan, kirada yaşayan ve başka düzenli geliri bulunmayan vatandaşlara yönlendirilmesi gerektiğini söyledi.
Dilbaz şunları söyledi: “Bir evi ve ek geliri bulunan emeklimizle, tek maaşıyla kirada yaşamaya çalışan emeklimizin şartları aynı değil. Sosyal politikalar oluşturulurken bu farklılık mutlaka dikkate alınmalıdır. Biz özellikle ekonomik açıdan en kırılgan durumdaki emeklilerimizin korunmasını istiyoruz.”
SU VE ULAŞIMDA EMEKLİYE KOLAYLIK SAĞLANMALI
Emeklilerin günlük hayatında en sık karşılaştığı giderlerden birinin ulaşım ve temel belediye hizmetleri olduğunu ifade eden Dilbaz, yerel yönetimlerin gelir durumu düşük emeklilere yönelik indirim ve destek modellerini geliştirebileceğini belirtti.
Dilbaz, “Emeklimiz hastaneye gidiyor, pazara gidiyor, kamu kurumuna gidiyor. Ulaşım onun için sosyal hayata katılmanın da temel şartlarından biridir. Aynı şekilde su gibi vazgeçilmez bir ihtiyaçta dar gelirli emeklilerimizin bütçesini rahatlatacak sosyal tarife modelleri değerlendirilebilir. Amaç emekliyi eve hapsetmek değil, hayatın içerisinde tutmak olmalıdır.” dedi.
KIŞ GELMEDEN ISINMA DESTEĞİ PLANLANMALI
Eskişehir’in kış şartlarına dikkat çeken Dilbaz, doğalgaz ve ısınma giderlerinin özellikle düşük aylık alan emekliler açısından önemli bir yük oluşturduğunu söyledi. Desteklerin kış başladıktan sonra değil, önceden planlanması gerektiğini vurguladı.
Dilbaz, “Eskişehir’in kışını hepimiz biliyoruz. Emeklimiz doğalgaz faturasından korktuğu için kombisini kısmak veya evinin yalnızca bir odasını ısıtmak zorunda kalmamalı. Ağustos ayındayız; tam da şimdi önümüzdeki kış için hazırlık yapılmalıdır. İhtiyaç sahibi emekliler belirlenmeli ve ısınma destekleri şimdiden planlanmalıdır.” ifadelerini kullandı.
SOSYAL DESTEK SADECE GIDA KOLİSİ OLMAMALI
Sosyal yardım anlayışının temel gıda desteğiyle sınırlandırılmaması gerektiğini belirten Dilbaz, emeklilerin kültürel ve sosyal hayata katılmasının da desteklenmesi gerektiğini ifade etti.
“Emeklilik yalnızca hayatta kalma dönemi değildir.” diyen Dilbaz, “İnsanlarımız yıllarca çalıştıktan sonra tiyatroya gidebilmeli, sosyal etkinliklere katılabilmeli, torunuyla zaman geçirebilmeli. Belediyelerimizin sosyal tesislerinde, kültür ve sanat faaliyetlerinde düşük gelirli emeklilerimize yönelik imkânlar artırılabilir. Emeklimizi toplumdan koparmamalıyız.” dedi.
DESTEKLER ŞEFFAF VE HAKKANİYETLİ OLMALI
Sosyal desteklerin siyasi veya kişisel ilişkilerden bağımsız, objektif gelir kriterleri üzerinden verilmesinin önemine dikkat çeken Dilbaz, ihtiyaç sahibi vatandaşların desteklere kolaylıkla ulaşabilmesi gerektiğini söyledi.
Dilbaz, “Vatandaşımız yardım almak için kapı kapı dolaşmamalı. Gelir kriterleri açıkça belirlenmeli, başvurular kolaylaştırılmalı ve gerçekten ihtiyacı olan vatandaşımıza destek ulaştırılmalıdır. Sosyal devlet vatandaşının onurunu koruyarak yanında duran devlettir.” ifadelerini kullandı.
DİLBAZ: EMEKLİYİ HAYATIN İÇİNDE TUTMALIYIZ
Merkezi yönetim, yerel yönetimler ve ilgili kurumların ortak sosyal politikalar geliştirmesi gerektiğini belirten Dilbaz, sözlerini şöyle tamamladı:
“Emekli vatandaşlarımızın hayatını yalnızca maaş üzerinden değerlendiremeyiz. Barınmadan ısınmaya, ulaşımdan sağlığa, sosyal ve kültürel hayata kadar bütün ihtiyaçları birlikte düşünmeliyiz. Özellikle düşük gelirli emeklilerimiz için su, ulaşım ve ısınma başta olmak üzere temel giderleri azaltacak destekler güçlendirilmelidir. Biz emeklinin yardım kuyruğunda beklediği değil, aldığı aylıkla onurlu biçimde yaşadığı bir Türkiye istiyoruz. O güne kadar da ekonomik açıdan en fazla desteğe ihtiyaç duyan emeklilerimizi yalnız bırakmamak hepimizin ortak sorumluluğudur.”