|
Tweet |
“Kadın Cinayetleri Vicdanları Yaralıyor”
Türkiye’de son yıllarda kadınlara yönelik şiddetin ve kadın cinayetlerinin ciddi bir toplumsal sorun haline geldiğini belirten Demir, “Her gün bir kadının hayatını kaybettiği haberleriyle uyanmak artık toplumun vicdanını derinden yaralıyor. Kadınların yalnızca kadın oldukları için hayatlarını kaybetmesi kabul edilemez. Bu tablo, hepimizin üzerinde düşünmesi ve sorumluluk alması gereken bir durumdur” dedi.
“Kadın Hakları Güçlü Bir Hukukla Korunmalı”
Kadınların eşit, özgür ve güvenli bir yaşam sürdürebilmesi için güçlü yasal mekanizmaların ve etkin uygulamaların şart olduğunu ifade eden Demir, “Kadın hakları yalnızca bir gün hatırlanacak bir konu değildir. 8 Mart, bu mücadelenin sembolüdür ancak asıl mesele her gün kadınların haklarını ve yaşamlarını koruyacak politikaların hayata geçirilmesidir” diye konuştu.
“Toplumsal Bilinç ve Siyasi İrade Şart”
Kadın cinayetlerinin önlenmesi için hem toplumsal bilinç hem de güçlü bir siyasi irade gerektiğini vurgulayan Demir, “Kadına yönelik şiddetin önüne geçebilmek için eğitimden hukuka kadar kapsamlı bir mücadele yürütülmelidir. Kadınların korkmadan yaşayabildiği bir ülke, aynı zamanda demokrasinin ve hukukun güçlü olduğu bir ülkedir” ifadelerini kullandı.
“8 Mart Mücadelenin Simgesidir”
8 Mart’ın yalnızca bir kutlama günü değil, kadınların eşitlik ve özgürlük mücadelesinin sembolü olduğunu dile getiren Demir, “Kadınların emeğinin, haklarının ve yaşamlarının değer gördüğü bir Türkiye için hep birlikte mücadele etmeliyiz. Kadınların güçlü olduğu bir toplum, geleceğe daha umutla bakar” dedi.