Bugun...



Kıraç: Çocuğu Sokaktan Korurken Ekrandaki Tehlikeyi Unutmayalım - GÜNDEM - İnternetin Ajansı

Uzman Eczacı Fatımatüzzehra Kıraç, çocuk ve gençlerde kontrolsüz telefon, sosyal medya, dijital oyun ve internet kullanımının ailelerin dikkatle takip etmesi gereken önemli bir sorun haline geldiğini belirterek, “Çocuğumuzu sokaktaki tehlikelerden korumaya çalışırken odasında, elindeki ekran üzerinden karşılaşabileceği riskleri gözden kaçırmamalıyız.” dedi.

facebook-paylas
Tarih: 07-09-2026 19:15

Kıraç: Çocuğu Sokaktan Korurken Ekrandaki Tehlikeyi Unutmayalım - GÜNDEM - İnternetin Ajansı


Dijital teknolojinin eğitimden iletişime kadar hayatın vazgeçilmez bir parçası olduğunu vurgulayan Kıraç, çözümün çocukları teknolojiden tamamen uzaklaştırmak değil, sağlıklı ve kontrollü kullanım alışkanlığı kazandırmak olduğunu söyledi.

TEHLİKE ARTIK SADECE SOKAKTA DEĞİL

Ailelerin çocuklarının dışarıda kimlerle görüştüğünü ve nerede vakit geçirdiğini doğal olarak merak ettiğini belirten Kıraç, aynı dikkatin dijital dünyaya da gösterilmesi gerektiğini ifade etti.

Kıraç şunları söyledi: “Çocuğu sokaktan korurken ekrandaki tehlikeyi unutmayalım. Evladımız odasında, gözümüzün önünde olabilir ama telefonuyla dünyanın herhangi bir yerindeki içerikle veya kişiyle temas kurabilir. Fiziksel olarak evde olması, dijital ortamda tamamen güvende olduğu anlamına gelmez. Ailelerimizin artık çocuklarının yalnızca fiziksel çevresini değil, dijital çevresini de tanıması gerekiyor.”

TELEFONU ALMAK TEK BAŞINA ÇÖZÜM DEĞİL

Çocukların ekran kullanımına yalnızca yasaklarla müdahale edilmesinin kalıcı sonuç vermeyebileceğini belirten Kıraç, aile içerisinde ortak kurallar oluşturulmasının daha sağlıklı bir yaklaşım olduğunu söyledi.

Kıraç, “Bir çocuğa saatlerce telefon kullandığı için kızarken yetişkinlerin de sofrada, aile sohbetinde veya boş zamanlarının tamamında telefona bakması ciddi bir çelişkidir. Çocuklarımıza söylediğimiz kadar davranışlarımızla da örnek olmak zorundayız. Dijital disiplini önce aile olarak birlikte oluşturmalıyız.” dedi.

SOSYAL MEDYA GERÇEK HAYATIN ÖLÇÜSÜ DEĞİLDİR

Sosyal medyada sürekli başkalarının hayatlarıyla karşılaşmanın özellikle çocuklar ve gençlerde kendilerini başkalarıyla kıyaslama eğilimini artırabileceğine dikkat çeken Kıraç, dijital ortamda görülen hayatların her zaman gerçeğin tamamını yansıtmadığının çocuklara anlatılması gerektiğini belirtti.

Kıraç, “Gençlerimiz kendi hayatını ekrandaki kusursuz görünen hayatlarla karşılaştırmamalı. Beğeni sayısının, takipçinin veya izlenmenin insanın değerini belirlemediğini çocuklarımıza öğretmeliyiz. Bir gencin kendisini değerli hissetmesinin ölçüsü sosyal medyadaki rakamlar olmamalıdır.” ifadelerini kullandı.

OYUN EĞLENCE OLMAKTAN ÇIKMAMALI

Dijital oyunların tamamının zararlı olarak gösterilmesinin doğru olmadığını vurgulayan Kıraç, asıl dikkat edilmesi gereken noktanın oyun nedeniyle çocuğun günlük hayatındaki temel sorumluluklarının ve sosyal ilişkilerinin belirgin biçimde zarar görüp görmediği olduğunu ifade etti.

Kıraç, “Çocuk oyun oynayabilir, eğlenebilir. Sorun oyun hayatın önüne geçtiğinde başlar. Dersini, uykusunu, ailesini, arkadaşlarını ve günlük sorumluluklarını sürekli ikinci plana atıyorsa orada aile olarak durup tabloyu değerlendirmeliyiz. Ekran çocuğun hayatının bir parçası olabilir ama hayatının kendisi haline gelmemelidir.” dedi.

GECE EKRAN KULLANIMINA DİKKAT

Çocukların uyku düzeninin korunmasının önemine dikkat çeken Kıraç, özellikle gece saatlerinde uzun süre ekran karşısında kalmanın günlük yaşam düzenini bozabileceğini belirtti.

Telefonun yatakta ve uyku saatlerinde sürekli erişilebilir olmasının kullanım süresini kontrol etmeyi zorlaştırabileceğini ifade eden Kıraç, ailelerin yaşa uygun ekran kuralları oluşturmasının ve uyku öncesinde ekran kullanımını sınırlandırmasının yararlı olacağını söyledi.

ÇOCUĞUN DİJİTAL DÜNYASINA YABANCI KALMAYIN

Ailelerin çocukların kullandığı uygulamaları, oynadığı oyunları ve takip ettiği sosyal medya platformlarını tanımalarının önemine değinen Kıraç, bunun gizlice takip etmekten ziyade iletişim kurarak yapılması gerektiğini ifade etti.

Kıraç, “Çocuğumuzun oynadığı oyunun adını bilmiyorsak, hangi sosyal medya platformunu kullandığından habersizsek dijital dünyasında karşılaşabileceği riskleri anlamamız da zorlaşır. Yasaklayan değil, konuşabilen ve gerektiğinde sınır koyabilen ebeveyn modeline ihtiyacımız var.” dedi.

EKRANIN KARŞISINA GERÇEK HAYATI KOYMALIYIZ

Dijital bağımlılıkla mücadelenin yalnızca ekran süresini azaltmak üzerinden yürütülemeyeceğini belirten Kıraç, çocukların gerçek hayatta sosyalleşebilecekleri alternatiflerin de güçlendirilmesi gerektiğini söyledi.

Kıraç sözlerini şöyle tamamladı:
“Çocuğa ‘Telefonu bırak’ dediğimizde yerine ne koyacağımızı da düşünmeliyiz. Spor, sanat, kitap, arkadaşlık, aileyle geçirilen kaliteli zaman ve çocuğun kendisini geliştirebileceği sosyal ortamlar güçlü alternatiflerdir. Teknolojiyi hayatımızdan çıkaramayız ve çıkarmamız da gerekmiyor. Yapmamız gereken teknolojinin çocuğumuzu yönetmesine değil, çocuğumuzun teknolojiyi bilinçli biçimde kullanmasına yardımcı olmaktır. Sokaktaki tehlikeye karşı gösterdiğimiz hassasiyeti ekranın arkasındaki dünyaya karşı da göstermeliyiz.”




Kaynak: 22haber.com.tr




Etiketler :

FACEBOOK YORUM
Yorum

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER GÜNDEM Haberleri

ÇOK OKUNAN HABERLER
  • BUGÜN
  • BU HAFTA
  • BU AY
SON YORUMLANANLAR
  • HABERLER
  • VİDEOLAR
HABER ARŞİVİ

Edirne Belediyesi'nin Çalışmalarını Beğeniyor-musunuz?


HABER ARA
Bizi Takip Edin :
Facebook Twitter Google Youtube RSS
YUKARI YUKARI