|
Tweet |
2027 Yılı Bütçe Teklifinde şu rakamlar bulunmaktadır:
Bütçe Giderleri: 27 trilyon 276 milyar lira Bütçe Gelirleri: 23 trilyon 408 milyar lira Bütçe Açığı: 3 trilyon 868 milyar lira Faiz Ödemeleri: 3 trilyon 975 milyar lira Tarım Destekleri: 1 trilyon 305 milyar lira Yatırım Tutarı: 2 trilyon 879 milyar lira 2027 Yıl Sonu Enflasyon Hedefi: %21Bütçe Teklifinde öncelikle göze çarpan husus önceki yıla göre faiz yükünün 1,5 kata yakın, bütçe açığının ise 1,5 kattan fazla artacak; yatırımlar, temel hizmetler ve tarım desteklerinin faize ayrılan miktardan hayli düşük kalacak olmasıdır.
Önceki yıllarda hükumetin bütçelerde gösterdiği enflasyon tahminleri ile gerçekleşenler arasında iki kata yakın farkı çıkması ve 2027 yılı bütçesinde enflasyonla mücadele için üretimi destekleyici dikkate değer bir düzenlemenin yer almaması 2027 için öngörülen %21 hedefinin de önceki yıllarda olduğu gibi aşılacağını göstermektedir.
2027 bütçe teklifinde faiz için ayrılan ödeneğin sosyal güvenlik için ayrılan miktarı aşması durumuna ve vergi genel oranındaki artışa da özellikle dikkat çekmek gerekir.
Bütçe rakamlarında gördüğümüz önemli hususlardan biri bütçedeki faiz tahsisatının sosyal güvenlik tahsisatlarını yaklaşık olarak yüzde 40 nispetinde geride bırakmasıdır. 2027 bütçesinde faiz ödemeleri 3 trilyon 975 milyar lira, sosyal güvenlik ödemeleri 2 trilyon 287 milyar liradır.
Bir diğer husus, 2027 yılı bütçe kanun metninde bütçe gelirleriyle giderleri arasında gelir aleyhine olan fark olan 3 trilyon 868 milyar liranın net borçlanma ile kapatılacağının belirtilmiş olmasıdır. Bu durum 2028’de faiz yükünün daha da artacağını göstermektedir.
Bütçe gelir kalemlerindeki artışlar dikkate alındığında vergi genel oranının yüzde 24,3’ten yüzde 25’1’e çıktığı görülmektedir. Bu değişme emek sahiplerinin bütçe külfetini daha fazla sırtlanacağı manasına gelmektedir.
2027 toplam vergi geliri tahmini 22 trilyon 139 milyar liradır ve bunun 2027 yılı bütçesi gelirleri içindeki payı yüzde 95’e yakındır. Bu vergilerin önemli kısmı adaletsiz vergi olarak vasıflandırılan ve dar gelirlilere daha fazla yük yükleyen dolaylı vergilerden oluşmaktadır. Bütün vergiler içinde dolaylı vergilerin payı yüzde 60’ı geçmektedir.
Diğer yandan halkın ve denetim kurumlarının bütçe aracılığıyla kamu idaresi üzerindeki denetim gücüne ve bu gücün giderek aşınmasına işaret etmek gerekir.
Bütçe halk egemenliğinin kamu gelir ve giderlerin tespitindeki yansımasını göstermektedir; vatandaşlar ve denetim kurumları için bütçe önemli bir denetim aracıdır. Hükumetler için ise iktisadi istikrarın sağlanması, gelir dağılımının düzenlenmesi, kalkınmanın artırılması, enflasyonun düşürülmesi konularında etkili bir vasıtadır.
Bütçe gelecekteki gelir ve giderlerini gösterildiği mali bir yol haritasıdır. Devlet bakımından bütçe gelir kaynaklarını, bu kaynaklardan biri olan vergilerin kimden ve ne kadar tahsil edileceğini ve bunların nereye harcanacağını gösteren en temel kamu ve siyasi tercih belgesidir.
Bu özelliği sebebiyle bütçenin yapılması ve denetlenmesinde Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin tam yetkisi olmalıdır. Ne var ki, hükumetin bütçe teklifi Meclis’te oylanmaz ya da Meclis’ce reddedilirse hükumet önceki yılın bütçesini yeniden değerleme oranına göre artırarak uygulanmaya devam eder. Başkanlık sisteminde Meclis denetimi asgariye inmiş durumdadır.