|
Tweet |
MİLLETVEKİLİ VATANDAŞIN DERDİNİ ANKARA’YA TAŞIMALI
Vatandaşın seçtiği milletvekillerinden temel beklentisinin kendi sorunlarını Meclis gündemine taşıması olduğunu belirten Korkmaz, ekonomik sorunlardan yerel yatırımlara kadar şehirlerin taleplerinin Ankara’da güçlü biçimde dile getirilmesi gerektiğini söyledi. Anayasa’ya göre kanun teklif etme yetkisi milletvekillerine ait; milletvekilleri ayrıca Cumhurbaşkanı yardımcıları ve bakanlara yazılı soru yöneltebiliyor.
Korkmaz, “Biz bir milletvekilini seçtiğimizde ona ‘Git, Ankara’da bizim sıkıntılarımızı anlat ve çözüm ara’ diyoruz. Milletvekilliğinin özü budur. Halkın içinde olacak, vatandaşın derdini dinleyecek ve bunu Meclis’e taşıyacak. Toplum artık kendi sorunlarının önünde yürüyen, kendisine güçlü şekilde temsilcilik yapan siyasetçiler görmek istiyor” dedi.
PARLAMENTONUN ETKİSİ GÜÇLENDİRİLMELİ
Mevcut hükümet sisteminin parlamentonun yürütme üzerindeki etkisini zayıflattığını savunan Korkmaz, yasama organının daha güçlü olması gerektiğini söyledi. Mevcut anayasal düzende yürütme yetkisi Cumhurbaşkanına ait ve bakanlar Cumhurbaşkanı tarafından atanıyor; milletvekili olan bir kişi bakan olarak atanırsa TBMM üyeliği sona eriyor.
Korkmaz, “Bugünkü sistemde Meclis’in ve milletvekilinin etkisinin yeterli olmadığını düşünüyoruz. Vatandaş kendi seçtiği temsilcisini Ankara’ya gönderiyor ve sorunlarına çözüm üretmesini bekliyor. Parlamentonun millet iradesini daha güçlü şekilde yansıttığı, milletvekillerinin etkinliğinin arttığı bir yönetim anlayışına ihtiyaç olduğunu savunuyoruz” ifadelerini kullandı.
SİYASET HALKTAN KOPMAMALI
Bakanların belirlenme yöntemine de eleştiri getiren Korkmaz, yürütmede görev üstlenecek isimlerin vatandaşın günlük sorunlarını yakından tanımasının önemli olduğunu söyledi. Mevcut sistemde bakanların milletvekili olması şart değil; milletvekili seçilme yeterliliğine sahip kişiler arasından Cumhurbaşkanı tarafından atanıyorlar.
Korkmaz, “Siyasetin içerisinden, vatandaşın arasından gelen insanların toplumun yaşadığı sorunları daha yakından hissedeceğine inanıyorum. Yönetici halkın pazarını, esnafını, çiftçisini ve emeklisini bilmeli. Bizim istediğimiz, milletin sesinin karar mekanizmalarında daha güçlü duyulduğu bir sistemdir” dedi.